Kapalı Reflü Ameliyatı

    Kapalı Reflü Ameliyatı Ankara

    Günümüzde mide ve bağırsak sorunları yaşayan en az 1 kişide rastlanabilen reflü hastalığı beslenmede birtakım sorunlar çıkarabiliyor. Örneğin; soğan, sarımsak yâda baharatlı birtakım gıdaları tüketen kişi bir süre sonra midesiyle ilgili şikâyetler yaşayabiliyor. Midesine dokunan bu yiyeceklerden ve türevlerinden alamadığı için de vücut, ayrıca kalsiyum vb. gibi gerekli minerallerden de yoksun kalıyor. “Yemek yemeye korkmak” sorunsalını doğuran reflü şikâyeti Türkiye’de oldukça yaygın. Reflü tedavisi seçeneklerini deneyen gastroenterolog bir süre sonra hasta şikâyetleri bastırılmaz yâda çözümlenmez hale geldiğinde kapalı reflü ameliyatı seçeneğini değerlendirmesi için deneyimli reflü cerrahisi yapan uzmanlardan yardım talep edebiliyor. Çünkü, hastada yemek bir fobi haline geldiği için zayıflamalar ve vücudun vitamin eksiklikleri de ortaya çıkabiliyor. Ankara kapalı reflü ameliyatını gerçekleştiren Dr. Güven Görkem’den kapalı reflü ameliyatı nedir, nasıl yapılır, reflünün belirtileri nelerdir, alternatif tedavi seçenekleri var mıdır, reflü ameliyatı riskli midir gibi birçok sorunun yanıtını aldığımız bu yazıda kapalı reflü ameliyatına dair her şeyi öğreneceksiniz.

    Reflü Nedir?

    Sıklıkla ülser ile karıştırılan reflü hastalığı midedeki asidin patolojik bir şekilde mideden yemek borusuna geri kaçmasıdır. Tıpta gastroözefegeal reflü olarak da bilinen reflü hastalığının tüm Dünya’da olduğu gibi Türkiye’de de yaygın olarak görüldüğünü belirtmekte fayda var. Toplumun %20’sinin reflü şikayetleri olduğu düşünüldüğünde Türkiye’de kapalı reflü ameliyatı birçok hasta için kaçınılmaz bir tedavi şekli olmakta.

    Yemek yedikten sonra gıdaların tekrar ağza gelmesi, ağza acı su gelmesi ve hatta toplumda sık rastladığımız adlandırılma şekli ile mide kaynaması deyimine reflü diyoruz. Ülser ile karıştırılan reflünün tam tanısının konması için Gastroenterelog veya endoskopi deneyimi olan bir Genel Cerrahi uzmanına müracaat etmek gerekiyor.

    Reflünün Belirtileri

    Reflü belirtileri sıklıkla yemekten sonra ortaya çıkar ve kişiye göre şiddeti farklı olabilir. Baharatlı, çikolatalı, alkollü, yağlı gibi gıdaları tüketilmesi sonucunda artan şikâyet reflüyü düşündürür. Mideden boğaza doğru gelen yanma hissi ve mideden yemek borusuna çıkan acı su ise reflünün varlığını işaret eder. Ağrılı yutkunma, hıçkırma, kusma, bulantı ve benzeri şikâyetler de mevcut ise reflü tanısı daha rahat koyulabilir. Ancak, reflü yemek borusu, mide yâda bağırsaklar dışında da diğer sistemlerde de etkilere sebep olabilir. Örneğin, diş çürümesi, boğaz ağrıları ve ses kısıklığı yapan reflünün tedavisi mutlaka bir an önce yapılmalıdır.

    Reflü Nedenleri Nelerdir?

    Reflünün ortaya çıkışındaki en önemli faktör midenin asidik içerik ile uzun süreli temasta bulunmasıdır. Yemek borusuna doğru kontrolsüz şekilde ulaşan asidik mide içeriği yemek borusunda tahribat yaratır ve yanma hissi başlar. Normal olarak da hem mide hem de yemek borusu bu durumdan ciddi boyutlarda etkilenmeye başlar. Özefagus sfinkteri kapağının da gevşemesi sonucunda asit mideden yukarıya doğru çıkar ve reflü şikâyeti meydana gelir.

    Reflü Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Reflüden muzdarip olanlar sevdikleri şeyleri terk etme yememe fedakarlığını gösterse de en ufak bir kaçamak uyumsuzluk kişiyi yine reflü şikayetleriyle karşı karşıya bırakabilir. Kişinin sosyolojik ve psikolojik olarak olumsuz etkilenmesine de yol açan reflü, tedavi edilmesi gereken bir hastalık. Bulantı, yutkunma ve hıçkırık gibi birçok belirti ile ortaya çıkan reflünün tedavi edilebilmesi için ilk olarak kesin tanının konulması gereklidir. Endoskopi, Ph ölçümleri, kontrastlı grafi ve manometrik çalışmalarla reflü şikayetinin kesin tanısı yapılmaya çalışılır. Tedavide öncelikle hastanın yaşam tarzında değişiklik yapması istenir. Bazı kişiler reflüyü yaşam ve beslenme şeklini değiştirerek kontrol altına alabilirken diğerleri için bu mümkün olmamakta ve cerrahi işlem gerektirmektedir. Ancak, reflünün tedavisinde ilk olarak mide asidi baskılanmaya ve diğer etkenler de yok edilmeye çalışılır. Tüm yapılan şeylere rağmen halen daha reflü şikâyeti devam ediyorsa kapalı reflü ameliyatı tedavi seçeneği olarak düşünülür.

    Reflüyü Tetikleyen Yiyecekler Neler?

    Yediğimiz birçok gıdanın içerisinde bulunan minareler veya vitaminler vücudumuzda farklı etkiler yaratır. Reflü şikâyeti söz konusuysa sarımsak, nane yâda kahve gibi gıdalar reflünün şiddetini arttırabilir. Domates salçası, alkol, kızartma, sigara dahi reflüyü daha da kötüleştirebilir. Her hasta yediğine ve daha sonra yaşadığı şikâyete bakarak kendisi için en iyi diyet programını uygulayabilir. Eğer ki çikolata yedikten sonra şiddetlendiyse reflü, demek ki mide yenilen çikolatayı kabul etmiyor demektir ve bir daha çikolata yenmemelidir. “Her zaman böyle mi olacak, istediğimiz şeyleri hiçbir zaman yiyemeyecek miyiz” diye soran hastalarıma ise kapalı reflü ameliyatını önermekteyim. Tam teşhisi konulmuş reflü hastalarının %95’lik bir oranda şikâyetlerinin azalmasını sağlayan kapalı reflü ameliyatı için birtakım testler gerekmektedir.

    Reflü Tanısını Koymak İçin Gerekli Testler Hangileri?

    Baryum Özefagus Mide Duedonum Grafisi

    Floroskopi ile yapılan bu testte amaç, gıda yâda içecek alımı esnasında mideyi ve yemek borusunun incelenmesidir. Baryum özefagus mide duedonum grafisi adı verilen bu testte doktor eş zamanlı olarak hastanın yemek borusu ve midesini izler.

    Gastroskopi

    Ucunda ışık bulunan fleksibl bir endoskopik kamera yardımı ile sedasyon altında yapılabilir. Endoskopun ağız yoluyla özefagusa ve mideye doğru ilerletilmesi aşamalarına dayanan gasroskopide yemek borusu detaylı olarak incelenir.

    Özefagus Manometresi ve PH Metre

    Gasroskopinin tam tersi fleksibl tüp burundan yemek borusuna ve mideye gönderilir. Buradaki basınçların ve asit miktarının ölçümlenmesine dayanan bu test oldukça doğru sonuçlar vermektedir.

    Kapalı Reflü Ameliyatı, Reflü Tedavisi İçin Şart Mıdır?

    Reflünün tedavisinde kapalı reflü ameliyatı önemli bir rol oynasa da kişiler ameliyat olma korkusu sebebiyle tedaviyi geciktirebilmektedir. Reflünün tedavi edilmemesi sonucunda ciddi komplikasyonlar gelişebilmektedir. Tedavi edilmeyen reflü hastalarında ilerleyen dönemlerde yemek borusu darlığı, kanama ve kanser öncüsü mukoza değişiklikleri söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle, reflü tedavisinde ilk olarak hayat tarzı değişiklikleri ve ilaç tedavisi daha sonra ise reflü ameliyatı önemli bir rol oynar.

    Aşağıdakilere sahipseniz; kapalı reflü ameliyatı için uygun aday olabilirsiniz.

    • Yutma güçlüğü çekiyorsanız (disfaji)
    • Kanamanız varsa
    • Boğulma hissi, öksürük, ses kısıklığı yaşıyorsanız
    • Kilo kaybınız varsa Dr. Görkem Güven’e başvurarak kapalı reflü ameliyatı seçeneğini değerlendirebilirsiniz.

    Reflü Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Türkiye’de gitgide artan reflü hastalığı oranları sebebiyle tıp dünyasında yenilikler de artan ihtiyaçlara göre şekillenmektedir. Eskiye nazaran 2 kat artan reflü hastalıklarının tedavisinde önemli rol oynayan gastroenterologlar reflü ameliyatı seçeneği ile tedaviyi ikinci planda tutar. Günümüzde sık sık uygulanan reflü ameliyatının riski oldukça az olsa da hastaları opere etmeden de reflü şikâyetinin çözümlenmesi üstünde durulmalıdır.  Ancak ve ancak, uzun süredir devam eden ilaç tedavisinden hiçbir fayda görülmüyorsa, ilerlemiş mide fıtığı söz konusuysa, yâda ilaçlara karşı alerjik bir reaksiyon söz konusu ise reflü ameliyatı ile reflü tedavisi deneyimli endoskopik cerrahlar tarafından sağlanmaktadır.

    Nissen fundoplikasyon yöntemiyle yapılan reflü ameliyatı laparoskopik yöntem ile deneyimli genel cerrahlar tarafından yapılır. Yemek borusunun mideyle birleştiği yerdeki sfinker kapağının güçlendirilmesi esasına dayanan reflü ameliyatında mide fıtığı vb. gibi durumlar söz konusuysa onlar da ele alınır. Reflüye karşı kesin çözüm sunabilen nissen fundoplikasyon reflü ameliyatı günümüzde sıklıkla uygulanmaktadır.

    Sevdiğiniz Gıdalardan / İçeceklerden Mahrum Kalmayın, Kapalı Reflü Ameliyatı ile Reflüden Kurtulun!

    Reflünün yarattığı rahatsızlık hissi ile bugün en çok sevdiğimiz bir yiyeceği bile yiyemiyor ve sıkıntı çekiyoruz. Sosyal ortamlarda ise devamlı kendimizi baskılamak zorunda kalmak ise oldukça can sıkıcı olabiliyor. Ancak, reflünün tedavisi var ve ilaçla kolaylıkla kontrol altında tutulabiliyor. İleriki dönemlerde ilaçların da fayda etmemesi durumunda ameliyat seçeneğini de değerlendirmek gerekiyor. Kapalı reflü ameliyatı ile sevdiğiniz her şeyi yiyebilmek ve içebilmek istiyorsanız Dr. Görkem Güven’e danışılabilirsiniz. Kapalı reflü ameliyatı için size gerekli tetikleri yapacak olan Dr. Görkem Güven ile sevdiğiniz hiçbir şeyden mahrum kalmadan yaşama şansı sizi bekliyor!

      ArabicEnglishGermanSpanishTurkish
      WhatsApp chat
      Hemen Ara!
      Yol Tarifi