Mide Küçültme

    Mide Küçültme Ankara

    Çağın hastalığı olarak nitelendirilen obezite, her geçen gün kanserden damar tıkanıklıklarına kadar büyük riskleri hayatımıza taşıyor. Gebe kalamama, şeker hastası olma veya yüksek tansiyon gibi birçok şikâyeti de beraberinde getiren obezite sorunun tek sebebi elbette çok yemek değil. Hastalıklar, kullanılan ilaçlar, yanlış beslenme ve genetik dizilim ise obezitenin çeşitli sebeplerinden. Dünya’da ve Türkiye’deki obez sayısının gitgide artması ise hem tıp dünyasının hem de devletin gözünden kaçmıyor. Bu nedenle, gerek devlet destekleri gerekse de hastaların maddi imkânları sonucunda obezite “çaresizlik” olmaktan çıkıyor. Günümüzde birçok obezite cerrahisi yöntemleri mevcut ve her gün binlerce kişi fazla kilolarından kurtulmak için obezite cerrahisi yöntemlerine başvuruyor. Mide küçültme ameliyatları da obezite cerrahisinde yapılan ve başarıyı en çok sağlayan ameliyatlardan birisi olarak kabul görüyor. Ankara mide küçültme ameliyatı cerrahı Dr. Güven Görkem ise mide küçültme ameliyatına dair tüm detayları “Mide Küçültme” başlığı altında bu yazıda sunuyor. Mide küçültme ameliyatı nedir, nasıl yapılır, mide küçültme ameliyatlarının riskleri nelerdir, mide küçültme ameliyatı olmadan önce ve sonrasına dair her şeyi bu yazıda bulabilirsiniz.

    Mide Küçültme Ameliyatı Nedir, Neden Yapılıyor?

    Obezite hastalığı teşhisi konmuş bir kişiye uygulanabilen cerrahi tedavi yöntemleri arasında yer alan mide küçültme ameliyatları kişiyi yavaş yavaş ideal kilosuna indirmek ve vücudu yenilemek amacıyla yapılır. Kilo verme konusunda hem hızlı hem de efektif sonuçlar veren mide küçültme ameliyatları son derece başarılı olması sebebiyle herkesin beğenisini topluyor.  Mideyi bağırsağa bağlama veya midenin yarısının yâda büyük bir bölümünün alınması prensibine dayanan mide küçültme ameliyatlarına uygun adaylar ise belirli testlerden ve analizlerden sonra belirleniyor. Örneğin; diyet, egzersiz veya ilaç tedavilerine rağmen kilo veremeyen yada istenen sonucun alınmadığı hastalarda obezite sorununu çözmek için ideal bir cerrahi yöntemdir mide küçültme ameliyatları. Ancak, daha öncede belirtildiği gibi mide küçültme ameliyatının olacağı kişiler doktorlar tarafından belirli testler ve değerlendirmeler sonrasında seçilir.

    Günümüzde birçok obez bireyin başvurduğu kilo verme yöntemlerinden birisi olan mide küçültme ameliyatlarında amaç kişinin mide bağırsak sisteminde yer alan açlık- tokluk ve kan şekeri kontrolünü sağlayan hormonlar üzerinde sağlanması hedeflenen değişiklikleri yapmak. Midenin küçülmesi daha az gıda ve kalori anlamına geldiği için kişi doğal olarak zayıflama sürecine girecektir.

    Mide Küçültme Ameliyatı Nasıl Yapılır?

    Midenin %80’lik kısmının cerrahi yöntemlerle çıkarılması prensibine dayanan mide küçülme ameliyatlarında laparoskopik yöntem tercih ediliyor. Karın duvarı kesilmeyen hastanın karnında en büyüğü 1,3 mm’lik küçük kesiler açılıyor ve gerekli aletlerle kısa sürede midenin büyük bir bölümü alınabiliyor. Vücudun fazla strese girmesini engelleyen laparoskopik yöntem, mide küçültme ameliyatlarında sıklıkla tercih ediliyor. Üç çeşit olarak yapılabilen mide küçültme ameliyatları ise; tüp mide, mide kelepçesi ve Gastrik Bypass olarak biliniyor.

    Tüp Mide Ameliyatı

    Midenin büyük bir bölümünün alınmasıyla yapılan tüp mide ameliyatında barsaklara herhangi bir işlem uygulanmaz. Geri dönüşü olmayan tüp mide ameliyatında laparoskopi yöntemi kullanılır ve midedeki açlık hissiyatı üreten “Ghrelin” hormon alanı tamamen alınır.

    Gastrik Bypass Ameliyatı

    Karbonhidrat tüketmeyi seven ve sürekli acıkan kişiler için en iyi sonuç veren mide küçültme ameliyatı yöntemi gastrik bypass ameliyatıdır. Laparoskopik yöntem ile gerçekleştirilen gastrik baypass ameliyatında mide küçültülerek küçük bir mide cebi oluşturulur ve bu küçültülmüş mide ince bağırsağa bağlanır. Midenin tamamı çıkarılmayan bu yöntemde mide geçici olarak kullanım dışı bırakılır.

    Mide Kelepçesi Ameliyatı

    Gastrik bant olarak da bilinen mide kelepçesi ameliyatında mideye takılan bu silikonlu bant/ kelepçe daha sonradan çıkarılabilir. Hastanın midesini almadan yapılan bu ameliyatta mide ile yemek borusunun birleştiği alanı 3-4 cm aşağısına bant takılı ve mide iki ayrı bölüm olarak ortadan sabitlenir. Üst bölüme gelen gıdalar hemen tokluk hissi yaratacağı için kişi doygunluğa ulaştığında yemeyi durdurur ve böylece daha kolay kilo verebilir.

    Mide Küçültme Ameliyatını Kimler Olabilir?

    Ankara mide küçültme ameliyatı uygulayıcısı Dr. Güven Görkem, mide küçülte ameliyatlarının her birinin farklı hastalar için uygun olduğunu daima dile getiriyor. Rahatsızlığa göre dahi ameliyat yönteminin değiştiğini ifade eden Dr. Güven Görkem, ameliyatsız obezite tedavisinden fayda göremeyen yada uygun olmayan adaylar için mide küçültme ameliyatlarını seçenek olarak hastalarına sunuyor.

    Vücut kitle endeksi 40’ın üzerinde olan yada yağ kitlesi %30’un üzerinde olan hastalarda eğer ki hastalık ya da yeni geçirilen ameliyat vb. gibi ameliyatın seyrini etkileyecek bir durum yoksa ameliyat gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda vücut kitle endeksi %35 olup da sağlık açısından tehlike oluşturacak ek hastalıklara sahip kişilerde de mide küçültme ameliyatları gerçekleştirilebiliyor.

    Mide Küçültme Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

    Mide küçültme ameliyatları çeşitlere ayrıldığı için her yönteminde bazı riskleri yada komplikasyonları elbette vardır. Ancak, olağan birçok ameliyat kadar risk taşıyan ameliyatlardan olan obezite ameliyatlarında hızlı kilo vermeye bağlı olarak safra kesesinde taş oluşumu olabilmektedir. Ancak, bunun olasılığı odukça düşüktür.

    Enfeksiyon sorunu ise hastanın ameliyat sonrasında pansumanlarını iyi yapması ve bakımına özen göstermesiyle ilgilidir. Ameliyat öncesinde ve taburcu olana kadar enfeksiyon kapmaması adına bizler birçok önlem almakta ve ilaç tedavileri yapmaktayız.

    Tüp midede yada öteki anastomozlardan kaçak olması da yine düşük olasılıkla da olsa vardır. Ancak, bizler kaçak durumunu ameliyat esnasında mutlaka kontrol ederiz. Hasta, diyet esnasında kusma derecesine kadar yerse sızmalar olabilmektedir. Bu nedenle, diyete uymak ve mideyi ilk süreler zorlamamak kaçağı önleme konusunda çok önemlidir.

    Dumping sendromu da genelde gastrik bypass cerrahisi sonrasında oluşabilir. Gıda ve sıvıların hızlı bir biçimde bağırsağa geçmesi ile terleme, halsizlik, bulantı veya ishal söz konusu olabilir. Ancak, diyetisyenin verdiği programa ve önerilere uyarsanız bu sendromu kısa süreli de olsa hiç yaşamazsınız.

    Kan pıhtılaşması, emboli riski de diğer ameliyatlarda olduğu gibi mide küçültme ameliyatlarında olmaktadır. Ancak, ameliyat sonrası kan akışını hızlandırmak adına daima hastaları yürütüyor ve kendilerine de yürümelerini öneriyoruz.

    Mide Küçültme Ameliyatından Sonra Ağrı veya İz Kalır mı?

    Laparoskopik yöntemle yapılan mide küçültme ameliyatlarında milimetrelik delikler açılır. Ancak, milimlik bu kesiler de iz kalması birçok hastanın estetik açıdan endişelenmesine sebep olmaktadır. Ağrının minimum olduğu mide küçültme ameliyatında 10. Günde kesilerdeki dikiş görüntüleri görünmez hale gelir.

    Açık ameliyata göre laparoskopik yöntem daha az ağrılı bir yöntemdir. Ağrı kesici iğne ile durdurabilecek derecede az ağrısı olan laparoskopik mide küçültme ameliyatında 3. gün hasta evine gönderilebilir.

    Mide Küçültme Ameliyatının Faydaları Nelerdir?

    Kilo almak veya vermek herkesin yaşam döngüsü boyunca en az bir kez karşılaştığı bir durumdur. Ancak, fazla kilolu olmak yada daha da kilo almaya başlamak konusunda herkes kendi sağlığını düşünerek kilolarına “dur” demeli. Zira, beraberinde birçok sağlık sorununu ve ciddi tehlikeleri beraberinde getiren fazla kilolardan kurtulmak ve sağlıklı bir yaşama adım atmak er geç bir gün mecburiyetiniz olacak. Kendinize fazla kiloları yük etmeden rahat bir yaşam sürmek yerine fazla kiloların yarattığı birçok problemi yaşamanıza hiç gerek yok. Mide küçültme ameliyatları sayesinde fazla kilonuzun %60’ını kolaylıkla verebilir ve kilo probleminizden kurtulabilirsiniz. Mide-bağırsak sisteminde yer alan gıda geçiş güzergahında bir değişikliğe sebep olmadan kilo vermenizi sağlayan mide küçültme ameliyatında iyileşme süresi hem daha kısadır hem de riskleri daha azdır.

    Metabolik bozuklukların dahi çabuk düzeldiği mide küçültme ameliyatlarından sonra daha önce yaşadığınız birçok problem de sona erer. Şişkinlik, gaz gibi şikâyetlerden kurtulabildiğiniz mide küçültme ameliyatlarında diğer problemleriniz için de ilgili gerekli cerrahi kontroller ve onarımlar yapılabilir.

    Mide Küçültme Ameliyatının Ardından Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

    Her ameliyatta olduğu gibi mide küçültme ameliyatının hemen sonrasında hastanın dikkat etmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. Öğünlerde katı ve sıvı yiyeceklerin bir arada tüketilmemesi ve yemeklerden 10 ila 15 dakika önce yada 20-30 dakika sonra su içilmesi oldukça önemli bir konudur. Günde ortalama 1 litre su içimi önerilen mide küçültme ameliyatı olan hastalara gerektiğinde 1,5 litre zamanla verilebilecektir.

    Yiyeceklerin çok iyi çiğnenmesinin önemsenmesi ve doktor muayenelerinin atlatılmamasının önemli olduğunu da vurgulamak gerekiyor. Düzenli egzersiz ve sporu doktorun önerdiği zamanlarda yapmak mide küçültme ameliyatından sonra yaşanacak olumsuz durumların önüne geçebilecektir. Endokrinoloji, beslenme uzmanları ve diyabet ve metabolizma hastalıkları doktorları tarafından verilecek mineral ve vitamin desteklerini almaya da özen göstermek gerekiyor. Protein açısından zengin diyetlerin aksatılmadan devam edilmesi ve küçük porsiyonlara dikkat etmek de mide küçültme ameliyatı sonrasında dikkat edilmesi gerekenler listesinde yer alıyor.

      ArabicEnglishGermanSpanishTurkish
      WhatsApp chat
      Hemen Ara!
      Yol Tarifi