Mini Gastrik Bypass Ameliyatı (Mide Bypass)

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı (Mide Bypass)

Mini gastrik bypass ameliyatı, midenin küçültülmesi ve bağırsak emiliminin azaltılması işlemlerinin aynı anda gerçekleştirildiği bir obezite cerrahisidir. Kapalı yöntemle yapılan ameliyat, hızlı bir iyileşme sürecini beraberinde getirir. Gastrik bypass (R-YGB) ameliyatına göre daha kolay ve daha kısa süren bir ameliyattır. Obezite ile mücadele eden hastaların, hızlı, etkili ve ağrısız ameliyat beklentisini fazlasıyla karşılamaktadır.

Mini gastrik bypass ameliyatı, kilo vermeye yardımcı olduğu gibi Tip 2 şeker hastalığı, hipertansiyon, hiperlipidemi sorunlarına da çözüm olabilmektedir. Obeziteye eşlik eden bu hastalıklar, mini gastrik bypass ameliyatı ile birlikte kontrol altına alınır. Hastanın yaşam kalitesi hızlı bir şekilde artar.

Gastrik Bypass ameliyatlarının birçok farklı türü vardır ve bu uygulamanın amacı, mide hacmini küçültmek ve yiyeceklerin sindirim sistemine geçişini sınırlamak için kullanılır. Bu tür bir ameliyatın Mini Gastrik Bypass versiyonu, daha küçük bir mide kesesi oluşturmayı ve bağırsağın bir bölümünü doğrudan bu küçük mide kesesine bağlamayı içerir.

Ameliyat sırasında, mide kesesinin üst kısmından küçük bir kesit yapılır ve yeni, küçük mide kesesi oluşturulur. Yeni oluşturulan küçük mide kesesi, ince bağırsağın daha aşağı bir bölümüne bağlanır. Bu, yiyeceklerin doğrudan ince bağırsağın bu bölümüne gitmesini sağlar ve bu sayede sindirim süreci kısaltılır ve azaltılır. Sindirim sıvıları midenin çıkışına yakın bağırsak bölümünün küçük mide ile birleştirilen bağırsağın 150 cm aşağısında birleştirilmesi ile sağlanır.

Mini Gastrik Bypass Nedir?

Mini gastrik bypass, obezite cerrahisi veya ağırlık kaybı amacıyla kullanılan bir tür tıbbi yöntemdir. Bu işlemde mide, daha küçük hacimli hale getirilir ve ardından ince bağırsak ile yeni bir bağlantı oluşturulur. Bu sayede yemek yediğinizde daha az yiyecek tüketerek ve besinlerin emilimi azaltılarak kalori açığı oluşturulur, buda kilo kaybına yol açar. kilo kaybına yol açar. Bu nedenle bu işleme aynı zamanda kilo verme ameliyatı denildiği de olur.

Mini gastrik bypass, standart gastrik bypass (Roux-en-Y gastrik bypass) işlemine benzer, daha küçük bir ölçekte uygulanır. Standart gastrik bypass işleminde, midenin ir bölgesi ayrılır ve bu bölge daha sonra ince bağırsağın bir kısmına bağlanır. Bu, yiyeceklerin bir kısmının mideyi atlayarak doğrudan ince bağırsağa ulaşmasını sağlar. Mini gastrik bypass işlemi sırasında mide daha küçük bir hacme indirilir ve ince bağırsağa doğrudan bir bağlantı oluşturulur.

Mini gastrik bypass, obeziteyi yönetmek veya ağırlık kaybı sağlamak için uygun olabilen bir yöntem olabilir. Her cerrahi yöntem gibi, bu işlemin de riskleri ve yan etkileri vardır. Bu tür bir cerrahi işlemi düşünüyorsanız, bir obezite cerrahı ile ayrıntılı bir değerlendirme yapmanız ve bu işlemin sizin için uygun olup olmadığını belirlemeniz önemlidir. Mini gastrik bypass sonrası beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerine de uyum sağlamak önemlidir. Daha fazla detay için obezite ameliyatı hakkında araştırma yapabilirsiniz.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Mini Gastrik bypass midenin küçültülmesi ve ince bağırsağın bir kısmının atlanması yoluyla kilo kaybını teşvik etmeyi amaçlar. Her cerrahi prosedürün özel bir hastaya uygulanması gereken bireysel faktörleri ve riskleri vardır. Bu nedenle mini gastrik bypass veya herhangi bir obezite cerrahisi işlemi için bir doktora danışmanız önemlidir.

Cerrahi öncesi değerlendirme ve hazırlık süreci, hastanın kilo, sağlık durumu ve ameliyat işlemine uygunluğunun değerlendirilmesini içerir. Hasta diyet ve yaşam tarzı değişiklikleri konusunda eğitilir. Cerrahi işlem sırasında hastanın rahat ve ağrısız olması için genel anestezi yöntemi uygulanır.

Mini Gastrik bypass, obeziteye bağlı sağlık sorunlarını yönetmek veya düzeltmek için etkili bir yol olabilir, her cerrahi işlemin riskleri ve faydaları vardır. Bu nedenle, bu tür bir laparoskopik işlem düşünüyorsanız, bir obezite cerrahı veya gastroenterolog ile görüşmeniz ve sizin için en uygun tedavi planını belirlemeniz önemlidir. Bu yöntemlerin sonuçları ve olası komplikasyonlar hakkında tüm bilgilere sahip olunmalıdır.

Mini Gastrik ameliyatında, mide küçültülerek, daha az porsiyonla daha fazla doygunluk elde edilmeye çalışılır. Ayrıca bağırsağın büyük bir bölümü bypass edilerek, besinlerin daha az emilimi hedeflenir. Ameliyat süresince aşağıdaki işlemler gerçekleştirilmektedir;

  • 1 santimetre çapında açılan 4-6 adet delikten kapalı ameliyat gerçekleştirilir. Trokar isimli aletler açılan deliklerden sokularak ameliyata elverişli durum oluşturulur.
  • Karın içerisine yerleştirilen kamera ve diğer aletlerle birlikte ameliyat dikkatli bir şekilde gerçekleştirilir. Kamera ve ameliyat aletlerinin ince ve uzun yapıda olması, trokar isimli aletlerin içerisinde ilgili yerlere iletilmesini mümkün kılar.
  • Öncelikle mide ikiye ayrılır. Midenin giriş bölümünde, küçük bir mide oluşturulurken, kalan kısım işlevsiz bırakılır. Kişinin yediği besinler bu küçük mide üzerinden direkt olarak bağırsaklara gidecektir. Bu yaklaşım ile birlikte mide hacminde çok büyük bir düşüş yaşanır.
  • Midenin besin alımında kullanılmayan büyük bölümü ise karın içerisinde kalmaya devam eder. Kullanılmayan mide salgı üretimine ara vermeden devam eder. Oluşturulan küçük mide ile ince bağırsağın orta bölümünden bir bağlantı oluşturulur. Bu sayede, besinlerin bağırsak üzerindeki yolculuğu azaltılarak emilimin düşürülmesi sağlanır. Bu işlem ile birlikte ameliyat tamamlanmış olur.

Mini Gastrik Bypass Kimlere Uygulanır?

Mini gastrik bypass kilo vermek isteyen veya obezite ile ilgili sağlık sorunları yaşayan bireylere uygulanabilir. Mini gastrik bypass gibi cerrahi işlemler genellikle son çare olarak düşünülmelidir ve önce diyet, egzersiz ve diğer kilo kaybı yöntemleri denendikten sonra ele alınmalıdır.

Mini gastrik bypass yapılan hastalar arasında vücut kitle indeksi (VKİ) 40’ın üzerinde veya VKİ 35-40 arasında olan obezite ile ilişkili sağlık sorunları olan bireyler vardır. Obezite nedeniyle diyabet, hipertansiyon, uyku apnesi, kalp hastalığı gibi sağlık sorunları yaşayan bireyler obezite ameliyatı olmak için doktora başvurulmalıdır.

Diyet, egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri ile kilo verme girişimleri sonuçsuz kalan kişiler arasındaysanız kilo verme ameliyatı yaptırmayı düşünebilirsiniz. Obezite nedeniyle psikolojik sorunlar yaşayan kişiler de bu ameliyata başvuruyor. Mini gastrik bypass, mide hacmini azaltarak ve sindirim yollarını değiştirerek kilo kaybını teşvik eder. Her hasta farklıdır, bu nedenle cerrahi yöntemlerin uygunluğunu belirlemek için bir doktorla görüşmek önemlidir. Doktorlar, hastanın özel durumunu ve ihtiyaçlarını değerlendirerek en uygun tedavi planını önerirler.

Mini Gastrik Bypass ile Nasıl Kilo Verilir?

Mini gastrik bypass, kilo verme için kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Bu yöntem, midenin küçültülmesi ve bağırsağın yeniden düzenlenmesi yoluyla kilo kaybını teşvik etmeyi amaçlar. Mini gastrik bypass veya herhangi bir obezite cerrahisi, ciddi bir adım ve birçok risk içerir. Bu nedenle, böyle bir işleme başvurmadan önce bir doktora danışmak önemlidir.

Cerrahi sonrası dönemde doktorunuzun önerilerini dikkatle takip etmelisiniz. İlaçları düzenli olarak kullanmalı, diyet ve egzersiz planlarınıza bağlı kalmalısınız. Cerrahi sonrası dönemde midenizin küçük olması nedeniyle daha az yiyecek tüketebilirsiniz. Bu nedenle, yediğiniz besinlerin besleyici olmasına dikkat etmelisiniz. Protein, lif, vitamin ve mineral bakımından zengin gıdalar tüketmek önemlidir. İşlemin mide hacmi ve ince bağırsak emilimi üzerindeki etkisini öğrenmek için doktorunuza başvurabilirsiniz.

Mini gastrik bypass ameliyatı sonrasında 2 yıllık önemli bir kilo verme süreci başlar. Kilo verme ilk 3 ay boyunca çok hızlı bir şekilde gerçekleşir. Devamında ise kilo verme hızı azalır ancak etkisi 2 yıla kadar devam eder. 2 yılın sonunda %40 – %50 seviyesinde bir kilo kaybı elde edilmeye çalışılır.

Mini gastrik bypass ameliyatı ile birlikte aşağıda yer alan 3 etki ile kilo kaybı elde edilir;

  1. Mide hacminin küçülmesi: Mini gastrik bypass ameliyatı ile birlikte mide iki bölüme ayrılır. Kullanılan midenin hacmi çok büyük oranda küçültülür. Bunun sonucunda, kişi az porsiyonlarda yüksek doygunluk elde eder.
  2. İnce bağırsaktaki emilimin azaltılması: Bypass işlemi yapılarak ince bağırsağın büyük bir bölümü (ortalama 200 cm) aşıldıktan sonra küçük mide ile bağlantısı kurulur. Dolayısıyla, besinlerin bağırsakta yapacağı yolculuk azalmış olur. Bunun sonucunda, besinlerin emiliminde ciddi seviyede azalma görülür. Emilim azaldığında, alınan kalori de otomatik bir şekilde azalacaktır. Kalori açığı oluşturmada destek olan bu sistem, kilo vermeyi çok daha kolay hale getirir.
  3. Hormonların düzenlenmesi: Ameliyatın ilk aşaması olarak midenin büyük bir bölümü kullanımdan çıkarılır. Büyük mide bölümü karın içinde kalmaya devam etse de yapılan bypass ile birlikte besinlerin geçişine kapatılmış olur. Zamanla etkinliğini kaybeden bu bölümde, hormon üretimi de azalacaktır. Hormon üretiminin azalması ile birlikte tokluk hissi çok daha erken oluşacak ve etkisi de uzun bir süre devam edecektir.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

Her cerrahi işlemde olduğu gibi mini gastrik bypass ameliyatının da riskleri ve dezavantajları vardır. Bu ameliyatı düşünüyorsanız, bir sağlık uzmanı ile ayrıntılı bir değerlendirme yapmalı ve potansiyel riskler hakkında bilgi almalısınız. Ameliyat sonrası yaşam tarzı değişikliklerine uyum sağlama gerekliliği de göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu uygulamanın komplikasyon riski diğer obezite cerrahilerine göre daha düşüktür. Özellikle mide ile bağırsaklar arasındaki daha kısa bir bağlantı olması, bazı komplikasyonların önlenmesine yardımcı olabilir. Mini gastrik bypass hakkında araştırma yaparken karşınıza çoğunlukla kilo verme açısından sahip olduğu avantajlar çıkacaktır.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Dezavantajları Nelerdir?

Bu ameliyatın avantajları olabileceği gibi bazı dezavantajları da vardır. bazı dezavantajlar da vardır. Mini gastrik bypass, yiyeceklerin mide ve bağırsak sisteminden hızla geçmesine neden olduğundan, olabileceği gibi bazı dezavantajları da vardır. Bu durum, vitamin ve mineral eksiklikleri gibi nutrisyonel sorunlara yol açabilir. Yani kilo verme ve obezite odaklı bir mini gastrik bypass ameliyatı yaptıracaksanız alanında uzman doktorlara başvurmanızda fayda var.

Mini Gastrik Bypass Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Mini gastrik bypass ameliyatı, obezite tedavisi için kullanılan bir cerrahi uygulamadır. Bu ameliyat, midenin küçültülmesini ve bağırsakların yeniden düzenlenmesini içerir. Her cerrahi işlemde olduğu gibi, mini gastrik bypass ameliyatının da bazı riskleri vardır. Bu nedenle bu detayların bilinmesi gerekmektedir.

Ameliyatın sahip olduğu riskler hastanın genel sağlık durumu, cerrahın deneyimi ve hastanın ameliyat sonrası takip ve bakımına ne kadar iyi uyduğuna bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle mini gastrik bypass ameliyatı düşünen kişiler, cerrahlarıyla riskleri ve faydaları detaylı bir şekilde tartışmalı ve ameliyat kararı almadan önce tüm bilgilere sahip olmalıdır. Ameliyat sonrası takip ve uzun vadeli beslenme gereksinimlerine dikkat etmek de önemlidir.

Ameliyatın ilk bölümünde, mide iki kısma ayrılmaktadır. Midenin büyük bir bölümü pasif bir şekilde karın içinde tutulmaya devam eder. Midenin ayrılan kısmı dışarı çıkarılmaz. Diğer obezite cerrahisi ameliyatlarda midenin hacmi küçültülürken kesilen kısım dışarı alınır. Mini Gastrik bypass ameliyatında dışarıya alınan hiçbir organ bulunmamaktadır. Bu yaklaşım, teorik olarak ameliyatın geri dönüşümünü mümkün kılar.

Mini gastrik bypass ameliyatı olanların karşılaşabileceği çeşitli riskler aşağıda yer almaktadır;

  • Safra reflüsü: Riskin minimuma indirilmesi adına safra akışının mideye uğraması engellenmektedir. Direkt olarak ince bağırsak üzerinden ilerlemesi dizayn edilir.
  • Mide ülseri: Sık görülen bir durum değildir. Bununla beraber düzenli endoskopi ile birlikte takibi sağlanır.
  • Dumping sendromu: Ameliyat sonrasında aşırı karbonhidratlı besinlerden uzak durulmalıdır.

Mini Gastrik Bypass ameliyatı sonrasında görülen temel riskler;

  • Kemik erimesi
  • Aşırı kilo kaybı
  • Kusma veya bulantı hali
  • Vitamin ve mineral alımında eksiklik (ince bağırsakta uygulanan bypass işleminden kaynaklı emilimin azalması bu duruma yol açar. Hayat boyu takviye olarak vitamin ve mineral desteğine ihtiyaç vardır.)
  • Bağırsaklarda yapılan bypass işlemi ile birlikte bağırsak yolculuğu çok daha kısa hale gelir. Bu durum ishale neden olabilir.
  • Safra yolu ve kesesinde taş oluşumu
  • Anastomoz kaçağı ya da darlığı
  • Yara enfeksiyonları

Uzun yıllardır başarılı bir şekilde uygulanan, obezite cerrahisinde çok önemli bir yere sahip olan tedavi yöntemidir. Gerekli tetkikler sonucunda kişinin mini gastrik bypass ameliyatına uygun olup olmadığı belirlenir ve gerekli aksiyonlar alınır.

Op. Dr. Güven Görkem

Op. Dr. Güven Görkem

Genel Cerrahi Uzmanı